Azerbaycan'da okullarda başörtüsü kullanımını kısıtlayan yeni düzenlemelere karşı başlayan protestolarda gözaltılar devam ediyor. Başkent Bakü yakınlarındaki Nardaran köyünde güvenlik güçlerinin düzenlediği operasyonlar, ülkedeki din ve vicdan özgürlüğü tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Sosyal medyada paylaşılan son bilgilere göre Nardaran'da başörtüsü uygulamasını protesto ettikleri gerekçesiyle gözaltına alınanların sayısı 88'e ulaştı. Gözaltına alınanlardan bazılarının idari tutukluluk kapsamında cezalandırıldığı, büyük bölümü hakkında ise ceza soruşturması açıldığı öne sürüldü.
NARDARAN'A MASKELİ VE SİLAHLI POLİSLERLE BASKIN
Azerbaycan'da bağımsız yayın yapan Abzas Media'nın bölge sakinlerine dayandırdığı bilgilere göre geçtiğimiz günlerde gece Nardaran'a çok sayıda maskeli ve silahlı polis sevk edildi. Gece saat 02.00 ile 03.00 arasında başlayan operasyonlarda özellikle başörtüsü kısıtlamalarına karşı düzenlenen toplantılara katılan kişilerin hedef alındığı belirtildi.
Köy sakinleri, güvenlik güçlerinin siren sesleriyle yerleşime girdiğini ve bazı evlerde arama yaptığını anlattı.
Operasyon sırasında onlarca kişinin gözaltına alındığını belirten sakinler, bazı kişilerin nerede tutulduğuna ilişkin bilgi alamadıklarını söyledi.
Bir köy sakini, gözaltına alınanlar arasında bazı kadınların ve yaşlıların da bulunduğunu belirterek polisin evlerde gerçekleştirdiği işlemlere tepki gösterdi.
AİLELERE "MEDYAYA KONUŞURSANIZ İŞKENCE EDERİZ" TEHDİDİ İDDİASI
Nardaran'daki operasyonlara ilişkin sosyal medyada gündeme gelen bir diğer iddia ise gözaltına alınanların yakınlarının tehdit edilmesi oldu. Paylaşımlarda, güvenlik güçlerinin aileleri basına açıklama yapmamaları konusunda uyardığı ve konuşmaları halinde tutuklu yakınlarının işkenceye maruz kalacağını söylediği ileri sürüldü.
Köy sakinlerinin daha önceki açıklamalarında ise güvenlik güçlerinin yoğun gözetimi altında yaşadıkları, yerleşimde sürekli polis kontrolü bulunduğu ve bazı ailelerin gözaltına alınan yakınlarının durumundan haberdar olamadığı belirtilmişti.
BAŞÖRTÜLÜ ÖĞRENCİLER OKULLARA ALINMADI
Azerbaycan'daki protestolar, hükümetin eylül ayında kabul ettiği ve ekim ayında uygulamaya koyduğu yeni kıyafet düzenlemelerinin ardından başladı. 21 Eylül'de öğrenci kıyafetlerine, 6 Ekim'de ise öğretmenlerin kıyafetlerine ilişkin yeni kurallar kabul edildi.
Düzenlemelerde doğrudan başörtüsü ifadesi kullanılmamasına rağmen okul üniformasının bütünlüğünü bozan ve laik eğitim ilkesiyle bağdaşmadığı değerlendirilen kıyafet unsurlarına sınırlamalar getirildi.
12 Ekim'den itibaren başörtülü öğrencilerin ve öğretmenlerin bazı okullara alınmaması üzerine protestolar başladı.
Bazı öğrenciler derslerini okul bahçelerinde ve merdivenlerde takip etmeye çalışırken, veliler uygulamanın kaldırılması için gösteriler düzenledi.
Azerbaycan İçişleri Bakanlığı 12 Ekim'de Bakü'de 37 kişinin gözaltına alındığını duyurdu. Aktivistler ise aynı dönemde gözaltına alınanların sayısının 200'ü aştığını ileri sürdü.
ULUSLARARASI AF ÖRGÜTÜ: EĞİTİM VE İNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜ İHLAL EDİLİYOR
Uluslararası Af Örgütü (Amnesty International), 21 Ekim'de yayımladığı açıklamada Azerbaycan'daki başörtüsü kısıtlamalarının kaldırılmasını ve barışçıl protestolar nedeniyle gözaltına alınan kişilerin serbest bırakılmasını istedi.
Örgütün Doğu Avrupa ve Orta Asya Direktörü Marie Struthers, başörtüsü takan kız öğrencilerin sınıflara alınmamasının ayrımcı olduğunu belirtti. Struthers, uygulamanın eğitim hakkının yanı sıra din ve ifade özgürlüğünü ihlal ettiğini söyledi.
Laik eğitim ilkesinin dini kıyafetlere yönelik genel bir yasak için gerekçe oluşturamayacağını ifade eden Struthers, barışçıl gösterilere katılanların gözaltına alınmasını da eleştirdi.
Örgüt, başörtülü öğrenciler için ücretsiz çevrimiçi eğitim desteği sağlamaya çalışan aktivist İlkin Hüseynov'un kaybolduğuna ilişkin bildirimleri de gündeme taşıdı.
ALİYEV'İN PARTİSİ ÖNCE AK PARTİ'Yİ HEDEF ALDI
Azerbaycan'daki başörtüsü tartışması kısa sürede Türkiye'ye de yansıdı. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral ve bazı AK Parti milletvekilleri, Azerbaycan'da başörtülü öğrencilerin okullara alınmamasına tepki gösterdi.
Saral, 12 Ekim'de yaptığı açıklamada başörtülü öğrencilerin eğitim hakkının engellenmesinin kabul edilemez olduğunu belirterek Bakü yönetimine uygulamadan vazgeçme çağrısında bulundu.
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in liderliğindeki Yeni Azerbaycan Partisi (YAP) ise 13 Ekim'de yayımladığı açıklamayla AK Parti'ye tepki gösterdi.
YAP, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ile bazı AK Parti milletvekillerinin Azerbaycan'ın iç işlerine müdahale niteliğinde açıklamalar yaptığını savundu.
Azerbaycan'daki düzenlemenin Türkiye'de siyasi tartışma konusu yapılmasını eleştiren iktidar partisi, AK Parti'yi iki ülke arasındaki ilişkilere zarar verebilecek tutumlardan kaçınmaya çağırdı.
TÜRKİYE'DEKİ 7 KİŞİ HAKKINDA ULUSLARARASI ARAMA KARARI
AK Parti'ye yönelik açıklamanın ardından Azerbaycan makamları, Türkiye'deki protestolara katılan ve sosyal medyada eleştirilerde bulunan bazı isimler hakkında adli işlem başlattı.
Azerbaycan Başsavcılığı, 19 Ekim'de Türkiye'de bulunan yedi kişi hakkında gıyabi tutuklama ve uluslararası arama kararı çıkarıldığını duyurdu. Haklarında işlem yapılan isimler arasında Özgür-Der Genel Başkanı Rıdvan Kaya, yazar Zekeriya Ceran, avukat Ahmet Şanlı, Fahrettin Taşkaya Saral, Abdurrahman Tümer ve Alparslan Tanrıkulu bulunuyor.
Bakü yönetimi, söz konusu kişileri Azerbaycan'ın anayasal düzenini zorla değiştirmeye yönelik çağrılar yapmak, dini nefreti ve aşırılığı körüklemekle suçladı.
Başsavcılık, Türkiye makamlarıyla adli iş birliği yürütüldüğünü belirtti.
FATİH ERBAKAN'IN DA ARALARINDA BULUNDUĞU 31 KİŞİYE GİRİŞ YASAĞI
Azerbaycan yönetimi, 21 Ekim'de bu kez Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı 31 kişiyi istenmeyen kişi ilan etti.
Azerbaycan Dışişleri Bakanlığının açıkladığı listede Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı Yahya Uğraş, eski Ayasofya imamı Prof. Dr. Mehmet Boynukalın, yazarlar Yusuf Kaplan ve İsmail Kılıçarslan ile spor yorumcusu Ahmet Çakar da yer aldı.
Bakanlık, giriş yasaklarına gerekçe olarak Azerbaycan'ın egemenliğine, milli güvenliğine ve anayasal düzenine yönelik açıklamalar ile dini radikalizm ve şiddeti teşvik ettiği iddia edilen paylaşımları gösterdi.
Ancak yasak kapsamına alınan kişilerin hangi ifadelerinin bu suçlamalara dayanak oluşturduğu tek tek açıklanmadı.
ERBAKAN'DAN ALİYEV'E: "BİZ GELEMESEK DE OLUR"
Azerbaycan'a girişinin yasaklanmasına tepki gösteren Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'e seslendi. Erbakan, "Azerbaycan'da öğrencilere yönelik başörtüsü yasağı kalksın yeter, biz gelemesek de olur" dedi.
İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog'un Azerbaycan'da ağırlanmasını da eleştiren Erbakan, Aliyev'e yönelik açıklamasında, "Siyonist katil Herzog'u Bakü'de ağırladıktan sonra hakiki dostlarınızı gözünüz görmez oldu" ifadelerini kullandı.
Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kardeşliğin mevcut yönetimlerden bağımsız olduğunu savunan Erbakan, açıklamasını "Yaşasın Türkiye ve Azerbaycan kardeşliği! Yaşasın iki devlet, tek millet!" sözleriyle tamamladı.



















