Türkiye ile Azerbaycan arasında yıllardır "Tek millet, iki devlet" sloganıyla tanımlanan ilişkiler, Bakü yönetiminin okullardaki başörtüsü uygulaması nedeniyle son dönemin en ciddi siyasi tartışmalarından birine sahne oldu. İngiltere merkezli Middle East Eye'ın haberine göre, başörtülü öğrenci ve öğretmenlerin eğitim kurumlarından uzaklaştırılmasına Türkiye'den yükselen tepkilerin Ankara-Bakü ilişkilerinde nasıl diplomatik krize dönüştüğü ele alındı.
Habere göre Azerbaycan yönetimi, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Başdanışmanı Oktay Saral'ın görevden alınmasını talep edecek kadar ileri giderken, Azerbaycan basınında Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ı hedef alan suçlamalar da gündeme geldi.
BAŞÖRTÜSÜ YASAĞIYLA BAŞLAYAN GERİLİM
Krizin başlangıcında Azerbaycan hükümetinin eylül ayında okullardaki kıyafet kurallarını değiştirmesi bulunuyor. 21 Eylül'de kabul edilen düzenlemeyle devlet okullarında belirlenen üniformaların bütünlüğünü bozan ve eğitimin laiklik ilkesiyle bağdaşmadığı değerlendirilen ek kıyafet unsurlarının kullanılmasına sınırlama getirildi.
Düzenlemede başörtüsü açıkça belirtilmemesine rağmen uygulamada başörtülü öğrencilerin okullara alınmadığı ve bazı öğretmenlerin görev yapmalarına izin verilmediği yönünde şikayetler ortaya çıktı.
Başkent Bakü başta olmak üzere çeşitli kentlerde protestolar düzenlenirken Azerbaycan İçişleri Bakanlığı, gösteriler sırasında kamu düzenini bozdukları gerekçesiyle 37 kişinin gözaltına alındığını açıkladı.
Yaşananlar Türkiye'de de geniş tepki çekti. Başta AK Parti milletvekilleri olmak üzere çok sayıda siyasetçi ve sivil toplum kuruluşu, başörtülü öğrencilerin eğitim hakkının engellenmesine karşı açıklamalar yaptı.
OKTAY SARAL'IN AÇIKLAMASI KRİZİ BÜYÜTTÜ
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral, 12 Ekim'de X hesabından yaptığı paylaşımda Azerbaycan'daki uygulamayı sert sözlerle eleştirdi. Saral, başörtülü öğrencilerin okul kapılarından geri çevrilmesini kabul edilemez olarak nitelendirerek, "İnancı gereği başını örten bir öğrenciyi okul kapısında bırakmak, hangi vicdana, hangi adalete sığar?" diye sordu. Saral'ın açıklamasını AK Partili milletvekillerinden gelen tepkiler izledi.
Ancak Türkiye'den yükselen eleştirilere Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in liderliğindeki Yeni Azerbaycan Partisi (YAP) sert bir bildiriyle karşılık verdi. 13 Ekim'de yayımlanan açıklamada Saral ve AK Partili milletvekilleri, Azerbaycan'ın içişlerine müdahale etmekle suçlandı.
YAP, söz konusu açıklamaları "popülist ve sorumsuz" olarak nitelendirirken AK Parti yönetimini bu tutumdan vazgeçmeye çağırdı.
BAKÜ, SARAL'IN GÖREVDEN ALINMASINI İSTEDİ
Middle East Eye'ın haberinde, Azerbaycan yönetiminin tepkisinin kamuoyuna yapılan açıklamalarla sınırlı kalmadığı belirtildi. Habere göre Bakü yönetimi, başörtüsü uygulamasını eleştiren Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral'ın görevden alınmasını talep etti.
İki ülke arasındaki anlaşmazlık, böylece eğitim kurumlarındaki başörtüsü uygulamasına ilişkin farklı görüşlerin ötesine geçerek Türkiye'nin siyasi kadroları ve Azerbaycan'ın içişlerine müdahale suçlamaları etrafında genişledi.
AZERBAYCAN BASININDAN HAKAN FİDAN'A 'DARBE VE KAOS PLANI' SUÇLAMASI
Gerilimin bir diğer boyutu, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın 15 Ekim'deki Bakü ziyaretinin ardından ortaya çıktı. Azerbaycan'da yayımlanan bazı haberlerde Fidan'ın ziyareti sırasında bir sivil toplum kuruluşunun temsilcileriyle gizli görüşmeler yaptığı ve ülkedeki siyasi gelişmelere yönelik talimatlar verdiği ileri sürüldü.
Qafqazinfo başta olmak üzere bazı haber organlarında yayımlanan içeriklerde, Türkiye'nin Azerbaycan'ın içişlerine müdahale etmeye çalıştığı, istihbarat faaliyetleri yürüttüğü ve ülkede karışıklık çıkarılmasına yönelik girişimlerde bulunduğu iddia edildi.



















