ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da basın mensuplarının sorularını yanıtlayarak Washington-Tahran hattındaki güncel gelişmeleri değerlendirdi. Trump, İran idaresiyle kapsamlı bir diplomatik uzlaşıya yakın olduklarını öne sürerken, müzakerelerin nükleer silah üretmeme taahhüdü ve küresel enerji lojistiğinin kalbi sayılan Hürmüz Boğazı'nın tam olarak trafiğe açılması şartlarına dayandığını ifade etti.
HAMANEY İLE GÖRÜŞME KOŞULU VE HÜRMÜZ BOĞAZI GÜNDEMİ
Başkan Trump, İran’ın dini lideri Mücteba Hamaney ile doğrudan bir araya gelme ihtimaline dair soruya rasyonel ve esnek bir diplomatik çerçevede yanıt verdi. Görüşme yerinin Beyaz Saray olup olmayacağı yönündeki detayların henüz konuşulmadığını belirten Trump, şu ifadeleri kullandı:
"Doğrudan bir görüşme arayışında değilim; ancak şartlar olgunlaşır ve masaya oturursak, onunla tanışmaktan memnuniyet duyarım. Temel amacımız bir anlaşmaya varıp varamayacağımızı somut olarak görmek. Eğer ortak bir paydada buluşabilirsek, kendisiyle bir araya gelmem mümkün olabilir."
Olası bir anlaşmanın bölgesel ticarete yansımalarına da değinen ABD Başkanı, Hürmüz Boğazı'ndaki mayınların büyük bir bölümünün temizlendiğini ve uzlaşmanın sağlanmasıyla birlikte boğazın uluslararası gemi taşımacılığına derhal açılacağını kaydetti.
"YA KAĞIT ÜZERİNDE YA DA ASKERİ OLARAK KAZANACAĞIZ"
Washington’ın Tahran’a yönelik caydırıcılık politikalarının sürdüğünü ifade eden Trump, İran’ın askeri ve siyasi hareket alanının önemli ölçüde sınırlandırıldığını savundu. Sürecin iki farklı senaryoyla sonuçlanabileceğini dile getiren Trump, "Bir şekilde netice alacağız; bunu ya kağıt üzerinde, yani diplomasi yoluyla başaracağız ya da askeri seçenekleri devreye sokacağız" dedi.
Konuşmasında İran'ı geçmişteki Venezuela krizleriyle kıyaslayan Trump, iki ülkenin askeri doktrinleri arasındaki stratejik farklara dikkat çekti:
Askeri Ölçek Farkı: "İran, askeri açıdan Venezuela gibi değerlendirilemez. Oraya girip kısa süreli bir operasyonla çıkmanız mümkündür ancak İran coğrafyası ve ordusu çok daha farklı bir askeri sevkiyat ve planlama gerektirir."
Misilleme Uyarısı: Trump, "İran'ın Amerikan unsurlarını hedef alması durumunda askeri müdahalenin yeniden başlayıp başlamayacağı" yönündeki soruya ise tereddüt etmeden saldırı emri verebileceği yönünde yanıt verdi.
RİSKLİ OPERASYONDAN VAZGEÇİLDİ: ZENGİNLEŞTİRİLMİŞ URANYUM TARTIŞMASI
Beyaz Saray’da yürütülen stratejik güvenlik toplantılarının detaylarına da değinen Trump, İran topraklarındaki zenginleştirilmiş uranyum stoklarının tahliyesi amacıyla ABD Özel Kuvvetleri’nin bölgeye gönderilmesi fikrinin masaya yatırıldığını itiraf etti. Yapılan teknik analizler sonucunda bu tür bir sınır ötesi kara operasyonunun "yüksek risk" taşıdığına karar verilerek askıya alındığını belirten Trump, nükleer kalıntıların tasfiyesi konusunda Tahran yönetiminin nihai aşamada iş birliği yapacağı öngörüsünde bulunduklarını paylaştı.
LÜBNAN HATTINDA DİPLOMASİ TRAFİĞİ
Orta Doğu’daki diğer çatışma alanlarına da değinen ABD Başkanı, Lübnan’da kalıcı bir istikrarın sağlanması amacıyla hem İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hem de Hizbullah kanadıyla temas yürüttüklerini açıkladı. Hizbullah yetkililerinin kendileriyle irtibata geçerek çatışmaların durdurulması yönünde eğilim gösterdiklerini belirten Trump, bölgede yakın zamanda olumlu gelişmelerin yaşanabileceğini ve Lübnan’da barış zeminini desteklediklerini sözlerine ekledi.



















