ABD Başkanı Donald Trump ile İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın geçtiğimiz günlerde savaşı sona erdirmek amacıyla 14 maddelik bir mutabakata imza atmasının ardından bölgede tansiyonun düşmesi bekleniyordu. Ancak İran Devrim Muhafızları’nın, İsrail’in Lübnan’dan çekilmemesini ve ABD ablukasının tam olarak kaldırılmadığını gerekçe göstererek Hürmüz Boğazı’nı yeniden kapatma kararı aldığı duyuruldu. Kritik su yoluna ilişkin bu hamle, taraflar arasında sağlanan kırılgan uzlaşmanın geleceğine dair soru işaretlerini artırdı.
İran basınına yansıyan bilgilere göre, İran Devrim Muhafızları, İsrail’in Lübnan’dan çekilmemesini ve ABD’nin bölgedeki ablukayı tam olarak kaldırmadığını gerekçe göstererek Hürmüz Boğazı’nın yeniden kapatıldığını duyurdu.
Açıklamanın, ABD ile İran arasında yürütülen 60 günlük diplomasi ve teknik görüşme sürecinin İsrail’in Lübnan’daki saldırıları nedeniyle sekteye uğradığı bir dönemde gelmesi dikkat çekti.
İSRAİL’İN LÜBNAN’DAKİ VARLIĞI GEREKÇE GÖSTERİLDİ
İran tarafının, son anlaşma sürecinde bölgesel gerilimin düşürülmesi ve Lübnan dahil tüm cephelerde askeri faaliyetlerin sonlandırılması beklentisini öne çıkardığı belirtiliyor.
Devrim Muhafızları’nın açıklamasında, İsrail’in Lübnan’daki askeri varlığını sürdürmesi ve saldırıların devam etmesi, Hürmüz Boğazı’na ilişkin kararın temel gerekçeleri arasında gösterildi.
Tahran’ın bu hamlesi, Hürmüz Boğazı’nı yalnızca deniz ticareti ve enerji güvenliği başlığı olmaktan çıkarıp Lübnan sahasındaki gelişmelerle doğrudan bağlantılı bir baskı aracına dönüştürdüğünü gösterdi.
GEÇİŞLER YENİ BAŞLAMIŞTI
Hürmüz Boğazı, son haftalarda ABD-İran hattında varılan geçici mutabakatın en kritik başlıklarından biri olmuştu.
Anlaşma kapsamında boğazdaki deniz trafiğinin kademeli biçimde yeniden açılması, ABD’nin İran limanlarına yönelik ablukayı kaldırması ve gemi geçişlerinde güvenli bir takvim oluşturulması planlanıyordu.
Ancak bölgede mayın riski, rota güvenliği, sigorta maliyetleri ve askeri gerilim nedeniyle normal deniz trafiğine dönüş zaten sınırlı ilerliyordu. Bazı gemilerin alternatif rotalardan geçiş yapmaya başladığı, ancak ana geçiş hattında tam normalleşmenin zaman alacağı belirtiliyordu.
60 GÜNLÜK SÜREÇ ASKIDA
İran’ın yeni çıkışı, ABD ile yürütülen 60 günlük teknik ve diplomatik süreci de zora soktu. Daha önce Cenevre’de yapılması beklenen görüşmeler, İsrail’in Lübnan’daki saldırıları nedeniyle ertelenmişti. İran heyetinin İsviçre’ye gitmemesi ve ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in de Cenevre planını iptal etmesi, diplomasi trafiğinin kırılganlığını ortaya koymuştu.



















