Ortadoğu'daki savaş sadece füzelerle değil, akılalmaz komplo teorileriyle de tırmanıyor! Geçtiğimiz günlerde İran cephesinden gelen, "İsrail'in bulut tohumlama tesislerini vurduk, bu sayede Türkiye dâhil bölge ülkelerine yağmur yağmaya başladı" iddiası sosyal medyayı salladı. Bu "iklim silahı" tartışmalarına son noktayı ise ünlü iklim bilimci Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu koydu. Kadıoğlu, iddiaları "yağmur büyüsü" ve "umut tacirliği" sözleriyle adeta yerle bir etti.
İran ve İsrail arasındaki askeri gerilimin ardından ortaya atılan "yağmur hırsızlığı" ve "iklim silahı" iddiaları, kamuoyunda büyük bir tartışma başlattı. İranlı yetkililerin, İsrail tesislerini vurduktan sonra bölgede ve Türkiye'de artan yağışları, "İsrail'in bulut tohumlama merkezlerini yok etmemize" bağlaması gündeme bomba gibi düştü.
Peki, gerçekten bir ülke diğerinin bulutlarını çalabilir mi? İsrail'in böyle bir "iklim silahı" var mıydı? Türkiye'nin önde gelen iklim bilimcilerinden Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, sosyal medya (X) hesabından yaptığı uzun açıklamayla bu iddiaların bilimsel gerçekliğini gözler önüne serdi.
"İSRAİL ZATEN 2021'DE İŞE YARAMADIĞINI ANLAYIP KAPATTI"
Kadıoğlu'nun paylaştığı verilere göre, İran'ın "vurduk" dediği İsrail'in bulut tohumlama programı aslında yıllar önce bilimsel yetersizlik nedeniyle rafa kaldırılmıştı.
İsrail'in onlarca yıl boyunca dünyanın en kapsamlı bulut tohumlama programlarından birini yürüttüğünü belirten Kadıoğlu, “2021'de Tel Aviv Üniversitesi'nin yaptığı meta-analiz şu sonuca vardı: İstatistiksel olarak anlamlı ve tekrarlanabilir bir yağış artışı kanıtlanamıyor. Bunun üzerine program büyük ölçüde sonlandırıldı” bilgisini paylaştı. Yani ortada vurularak yok edilen aktif ve sihirli bir "iklim tesisi" zaten yoktu.
ABD DENEDİ VAZGEÇTİ, ÇİN PROPAGANDA İÇİN KULLANIYOR
Bulut tohumlamanın (atmosfere gümüş iyodür veya tuz püskürterek yağış tetikleme) 1940'larda ABD'de icat edildiğini belirten ünlü profesör, uygulamanın dünya çapındaki fiyasko tarihini şöyle özetledi:
ABD (1962-1983): Tropikal fırtınaları zayıflatmak için milyonlarca dolar harcandı. Müdahalenin hiçbir işe yaramadığı anlaşılınca program sessiz sedasız kapatıldı.
Avustralya: Onlarca yıl araştırıldı. Yüzde birkaçlık bir artış ihtimali olsa da etkinin ekonomik hiçbir fizibilitesi olmadığı kanıtlandı.
Çin: Hâlâ en büyük programı yürütüyor ancak bağımsız bir bilimsel doğrulama yok. Uzmanlar, Çin'in bu iddialarının "propaganda" niteliği taşıdığını değerlendiriyor.
"KURAKLIĞI ÇÖZMEZ, RANT VE SİYASİ ŞOV AMAÇLI"
Prof. Dr. Kadıoğlu, bulut tohumlamanın neden artık ciddiye alınmadığını ve terk edildiğini de madde madde açıkladı. Yöntemin etki oranının en iyimser tahminle bile %10-15 olduğunu, bunun da kuraklık krizini asla çözmeyeceğini belirten Kadıoğlu, asıl gerçeğe şu sözlerle dikkat çekti:
"Tohumlanacak nem içeren bulutun gökyüzünde zaten var olması gerekiyor. Kuraklık tam da bu bulutların olmadığı durumdur!"
"BİLİM DENEDİ, ÖLÇTÜ VE ÇÖPE ATTI"
Bölge ülkelerinde artan yağışların İsrail'in vurulmasıyla hiçbir ilgisi olmadığını, bunun tamamen doğal atmosferik süreçler olduğunu vurgulayan Kadıoğlu, sert açıklamasını şu çarpıcı sözlerle noktaladı:
"Bulut tohumlama, 'yağmur yapıyoruz' söylemi için siyasi açıdan çekici, bilimsel açıdan ise son derece zayıf bir teknolojidir. Sırf halkı kandırmak, 'bir şeyler yapıyoruz bak' diyen politikacılar ya da umut tacirliği ile para kazanmak isteyen, ülkesini sevmeyenler bunu hep yapmak isteyebilir... Kamu yararına bir uygulama değildir! Su sorununun çözümü 'yağmur büyüsünde' değil; su verimliliğinde ve akılcı politikalardadır. Bilim böyle çalışır: Denenir, ölçülür, sonuç yoksa bırakılır."



















