Milyonlarca çalışanın gözü kulağı enflasyon ve hayat pahalılığı karşısında ezilen ücret politikalarındayken, Prof. Dr. Ali Hakan Kara’dan dikkat çekici bir analiz geldi. Sosyal medya hesabı üzerinden paylaştığı grafiklerle asgari ücret ile açlık sınırı arasındaki makasın giderek açıldığını ortaya koyan Kara, emeğin milli gelirden aldığı payın zayıfladığına işaret etti.
"ASGARİ ÜCRETİN DURUMUNU HATIRLAMAK İÇİN İYİ BİR GÜN"
Prof. Dr. Hakan Kara, Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş) tarafından açıklanan açlık sınırı verileri ile asgari ücreti karşılaştıran güncel bir grafik yayımladı. 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’ne atıfta bulunan Kara, şu tespiti yaptı:
Grafiksel analizde; 2025 yılı başından itibaren asgari ücrete yapılan artışlara rağmen, yüksek seyreden gıda enflasyonu nedeniyle açlık sınırının asgari ücreti hızla aştığı ve çalışanların temel gıda ihtiyaçlarını dahi karşılamakta zorlandığı net bir şekilde görüldü.
2022 ENFLASYON ŞOKUNDAN BİLE DAHA KÖTÜ
Prof. Dr. Hakan Kara, ikinci paylaşımında ise asgari ücretin açlık sınırına oranını tarihsel bir perspektifle ele aldı. 2017-2021 yılları arasında bu oranın 0,9 ile 1 bandında seyrettiğini, yani asgari ücretin açlık sınırına kafa kafaya denk geldiğini belirten Kara, tablonun son yıllarda dramatik bir şekilde bozulduğunu kaydetti:
2022 Kırılması: Ani enflasyon patlamasıyla birlikte oran sert bir düşüşle 0,8 seviyesine geriledi.
Geçici Toparlanma ve Yeni Düşüş: Takip eden dönemde yapılan ek zamlarla kısmi bir düzelme yaşansa da 2026 yılı itibarıyla oran yeniden 0,8 seviyesine indi.
Kara, bu veriler ışığında, "Asgari ücretin alım gücü, 2022'de aniden patlayan enflasyon döneminden bile daha kötü durumda" diyerek mevcut ekonomik dar boğazın çalışanlar üzerindeki yıkıcı etkisine dikkat çekti.




















