ABD ve İsrail’le fiili çatışma sürecine giren İran’ın son yıllarda nasıl bir askeri hazırlık yürüttüğü, İngiliz Financial Times’ın kapsamlı araştırmasıyla daha net ortaya çıktı. Gazetenin ulaştığı analizlere göre İran ordusu ve Devrim Muhafızları’na bağlı çevrelerde kaleme alınan yüzlerce makale, Ukrayna savaşından çıkarılan derslerin Tahran’ın savunma doktrininde belirleyici hale geldiğini gösteriyor. Özellikle İHA üretimi, yapay zeka entegrasyonu, çevik muharebe yapıları ve hava gücünün yeniden tahkimi gibi başlıklar, İran’ın yeni dönemde askeri kapasitesini hangi eksenlerde güçlendirmeye çalıştığını gözler önüne seriyor. Askeri uzmanlar, İran savaşının ABD ordusunu çok yıprattığını ve Tahran yönetiminin Ortadoğu'yu yeniden dizayn edebilecek bir güce ulaştığı görüşünde.
ABD ve İsrail ile fiili bir savaşın içinde olan İran'ın askeri stratejilerini nasıl şekillendirdiği, İngiliz Financial Times gazetesinin kapsamlı araştırmasıyla ortaya kondu. FT, İran Devrim Muhafızları ve düzenli ordusunun en önemli akademilerine bağlı dergilerde son beş yılda yayımlanan 300'den fazla makaleyi inceledi.
Üst düzey komutanlar, hırslı subaylar ve akademisyenler tarafından kaleme alınan bu makaleler, kapalı kutu olan İran askeri teşkilatının zihin yapısına, teknolojiyi nasıl önceliklendirdiğine ve iç zaaflarına dair benzersiz bir pencere sunuyor.
UKRAYNA LABORATUVARI: 3D YAZICILAR VE UCUZ İHA'LAR
FT'nin analizine göre, İranlı komutanlar ABD ve İsrail ile yaşanan çatışmalar öncesinde Ukrayna savaşını titizlikle inceledi. Tahran'ın kuzeyindeki önemli bir muharebe okulunu yöneten Komutan Hossein Dadvand'ın kaleme aldığı makaleler, bu incelemenin boyutlarını gözler önüne seriyor.
Dadvand makalelerinde, Ukrayna'nın savunma üretimindeki direncini ve ucuz insansız hava araçlarının (İHA) seri üretimi için 3D yazıcıların kullanılmasını detaylıca analiz ediyor. Dadvand'ın üstlerine yaptığı çağrıda; İran'ın İHA'lara yatırım yapması, daha çevik muharebe birimleri kullanması ve silahlarına yapay zeka (AI) entegre etmesi gerektiği vurgulanıyor.
ÖLDÜRÜLEN SAVUNMA BAKANI'NIN SU-35 ISRARI
İncelenen belgeler, İran askeri birimleri arasındaki kaynak rekabetini de açığa çıkardı. 28 Şubat'ta düzenlenen bir hava saldırısında hayatını kaybeden eski Savunma Bakanı ve Hava Kuvvetleri Komutanı Aziz Nasırzade'nin, atanmadan birkaç ay önce kaleme aldığı bir makale dikkat çekici.
Nasırzade bu makalesinde, İran'ın yıpranmış savaş uçağı filosunu Rusya'dan Su-35'ler satın alarak acilen yeniden inşa etmesi gerektiği konusunda Tahran'ı uyarıyor. Pahalı Su-35'lerin alımı ordu içinde tartışma konusu olsa da, Nasırzade'nin savunma bakanı olmasından kısa bir süre sonra Tahran bu uçakları (henüz teslim edilmemiş olsalar da) alacağını doğrulamıştı. Nasırzade ayrıca, intihar dronelarının hava kuvvetlerine entegre edilmesini ve hedef seçiminde yapay zekanın kullanılmasını önermişti.
ORDUNUN İÇ YÜZÜ: AYRIMCILIK, İNTİHAR VE SAPKIN TARİKATLAR
Stratejik makalelerin yanı sıra, ordunun iç dinamiklerine dair yapılan anket çalışmaları da FT'nin merceğine takıldı. Eski ABD istihbarat yetkilisi Michael Connell, bu tür makalelerin İran ordusunun günlük yaşamına dair çok değerli bilgiler sunduğunu belirtiyor.
İncelenen makalelerde öne çıkan iç kriz başlıkları şunlar:
Askeri Hastanelerdeki Kriz: Özel sektör tedarikçilerine aşırı bağımlılık nedeniyle hastanelerin krizlere karşı savunmasız kalması ve gelir getirici sivil hastalara öncelik verilerek temel işlevlerin ihmal edilmesi.
Askeri Psikoloji ve Ayrımcılık: Askerler arasındaki intihar düşüncelerini önlemeye yönelik araştırmalar. Ayrıca askeri akademilerdeki öğrencilerin yoksulluk veya etnik kökenleri nedeniyle ciddi ayrımcılığa uğradıklarını rapor etmeleri.
Sapkın Tarikatlar: Askerlerin "sapkın tarikatlara" katılma eğilimlerinin engellenmesinin önemine dair uyarılar.
ABD "ZAYIFLAMIŞ" GÖRÜLÜYOR
Uzmanlar, bazı makalelerin metodolojik olarak zayıf olsa da İranlı subayların zihniyetini anlamak açısından kritik olduğunu vurguluyor. Makalelerin çoğunda Washington'ın askeri gücünün zayıfladığı ve İran'ın Ortadoğu'yu yeniden şekillendirmesi için fırsatlar olduğu işleniyor. Dış politikaya yönelik analizlerde ise İsrail ile yakın bağları bulunan komşu Azerbaycan, İran için sıklıkla bir "güvenlik endişesi" olarak değerlendiriliyor.



















