Dünya Altın Konseyi (WGC), küresel ekonomi ve jeopolitik dengelerdeki değişimleri ele aldığı yeni raporunda, merkez bankalarının 2026 yılı boyunca altın alımlarına hız vermesinin beklendiğini duyurdu. Raporda, "dolarsızlaşma" eğiliminin ve artan jeopolitik risklerin, ülkeleri rezervlerini çeşitlendirmeye ve altına yönelmeye iten temel faktörler olduğu vurgulandı.
SHAOKAİ FAN: PİYASAYA YENİ VE ESKİ OYUNCULAR DÖNÜYOR
Reuters’a açıklamalarda bulunan WGC yetkilisi Shaokai Fan, altın piyasasında daha önce pek görülmemiş bir hareketliliğe dikkat çekti. Fan, özellikle Guatemala, Endonezya ve Malezya gibi ülkelerin uzun bir aranın ardından veya ilk kez altın alımı gerçekleştirdiklerini belirtti. Uzun süredir piyasada aktif rol oynamayan merkez bankalarının yeniden alıcı pozisyonuna geçmesinin "dikkat çekici bir trend" olduğunu ifade eden Fan, bu eğilimin 2026 yılının genelinde devam edeceği öngörüsünde bulundu.
YERLİ ÜRETİCİYİ DESTEKLEME VE KAYIT DIŞI İLE MÜCADELE
Merkez bankalarının altın stratejilerinde sadece küresel alımlar değil, yerel hamleler de öne çıkıyor. Bazı ülkelerin merkez bankaları, yerel küçük ölçekli üreticilerden altın alımı yapmaya başladı. Bu stratejinin iki temel amacı olduğu belirtildi:
-
YERLİ SEKTÖRE DESTEK: Yerel madencilik faaliyetlerinin finansal olarak desteklenmesi.
-
KAYIT DIŞI KAYNAKLARIN ÖNLENMESİ: Üretilen altının yasal olmayan kanallara kaymasını engelleyerek resmi rezervlere dahil edilmesi.
-
ALTINDAKİ SERT DÜŞÜŞÜN PERDE ARKASI: MARJ TAMAMLAMA SATIŞLARI
Altın fiyatları, bu ay içerisinde ons başına 1.000 doların üzerinde tarihi bir düşüş yaşayarak 4.340 dolar seviyelerine kadar geriledi. Dünya Altın Konseyi, piyasadaki bu sert fiyat hareketinin nedenlerine de ışık tuttu. Yapılan analizlere göre, fiyatlardaki bu ani çöküşte "marj tamamlama çağrıları" (margin calls) nedeniyle yatırımcıların nakit ihtiyacını karşılamak için yaptıkları zorunlu satışlar en etkili faktör oldu.




















