ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'ın Minab kentindeki bir kız ilkokulunu vurarak 170 masum çocuğu şehit etmesi, siyasi hesapların gölgesinde unutturulmaya çalışılırken, insanlığın vicdanı hiç beklenmedik bir yerden, Japonya'dan ses verdi. Katliamın boyutlarını ve bir babanın evladını enkaz altında bulduğu o kahredici anları anime tarzı bir kısa filmle dünyaya duyuran animasyoncular, İslam dünyasının içine düştüğü derin ikiyüzlülüğü de yüzlerine vurdu: "Kuşu ölen bir çocuğa başsağlığına giden bir peygamberin ümmeti, 170 kız çocuğunun parçalanmasına nasıl bu kadar sessiz kalabilir?"
Orta Doğu'da "rejim değişikliği" ve "askeri hedefler" kılıfı altında yürütülen savaşın en karanlık, en vahşi yüzü, İran'ın güneyindeki Minab kentinde yaşandı.
28 Şubat 2026 tarihinde, ABD ve İsrail ortak hava harekâtı sırasında, Minab'daki Şecere-i Tayyibe Kız İlkokulu doğrudan Amerikan menşeli füzelerin hedefi oldu. Sınıflarında ders dinleyen 170 masum kız çocuğu ve öğretmenleri, atılan füzelerle feci şekilde can verdi. Ancak Batı medyasının "ikincil hasar" diyerek geçiştirdiği, İslam dünyasının ise siyasi kutuplaşmalar uğruna görmezden geldiği bu devasa savaş suçu, vicdan sahibi sanatçıların kalemiyle ölümsüzleşti.
AMERİKAN BAYRAKLI FÜZE VE KANLI AYAKKABILAR
Sosyal medyada viral olan ve milyonlarca kişiyi gözyaşlarına boğan anime tarzı kısa film, Minab'daki katliamın dondurucu gerçeğini tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.
Videoda, kızını sevgiyle okula bırakan bir babanın veda anının hemen ardından, üzerinde ABD bayrağı çizili olan devasa bir füzenin doğrudan ilkokul binasını hedef aldığı anlar gösteriliyor. Patlamanın ardından enkaz alanına dönen okul, kanlar içindeki çocuk bedenleri ve kızının kanlı ayakkabılarına sarılarak feryat eden bir babanın acısı, savaşın gerçek bedelini ödeyenlerin kimler olduğunu haykırıyor.
Videonun sonunda yer alan yan yana dizilmiş 170 mezar taşı ve "Sınıflarında güvende olması gerekenleri hedef aldılar. Bu affedilemez bir insan hakları ihlali ve bir savaş suçudur" mesajı, katliamın boyutlarını tarihe not düşüyor.
İSLAM DÜNYASINA "ANİME" TOKADI: İKİYÜZLÜLÜK
Bu kahredici videonun yayılmasıyla birlikte, en büyük tepki ABD ve İsrail'in savaş suçlarına sessiz kalan İslam ülkelerinin liderlerine ve kamuoyuna yöneldi.
Orta Doğu'daki bir çocuk katliamının acısını, o coğrafyadan binlerce kilometre uzaktaki Japon animasyon ekolünün yansıtması, Müslüman toplumların kendi acılarına ne kadar yabancılaştığını ve duyarsızlaştığını kanıtladı. Sosyal medyada videoyu paylaşan vicdan sahipleri, İslam dünyasının içine düştüğü bu derin ahlaki çöküşü çok çarpıcı bir metaforla eleştirdi:
"Peygamber Efendimiz, kuşu ölen bir çocuğun üzüntüsünü paylaşmak için ona başsağlığı dilemeye gidecek kadar ince bir vicdana sahipti. Peki, 'kuşu ölene başsağlığı dileyen' o peygamberin ümmeti, bugün 170 kız çocuğunun Amerikan bombalarıyla okullarında parçalanmasına nasıl bu kadar kör, sağır ve dilsiz kalabiliyor?"
Batılı güçlerin füzeleriyle her gün biraz daha kan gölüne dönen Orta Doğu'da, Şecere-i Tayyibe İlkokulu katliamı; sadece ABD ve İsrail'in işlediği affedilmez bir savaş suçu olarak değil, aynı zamanda İslam dünyasının vicdanını kaybettiği gün olarak da tarihe geçecek.




















