Türkiye’de HIV/AIDS vakaları son on yılda 12 kat artarak halk sağlığı için kritik bir eşiğe ulaştı. Uzmanlar, her yıl ortalama 6 bin kişiye teşhis konulmasına rağmen bu rakamın gerçek vakaların yalnızca yarısını temsil ettiğini, geri kalanların ise damgalanma korkusu nedeniyle farkında olmadan virüsü topluma yaymaya devam ettiğini belirterek ülkenin "sessiz bir pandemi" yaşadığı uyarısında bulundu.
HIV Enfeksiyonu Derneği (HIVEND) Başkanı Prof. Dr. Ömer Fehmi Tabak, Türkiye’deki AIDS salgınını tetikleyen en büyük sorunun sosyal damgalanma olduğunu ifade etti. Prof. Tabak, şüpheli davranışta bulunan kişilerin test yaptırmaktan çekindiğini belirterek bu çekincenin nedenini şöyle açıkladı:
“Türkiye’de AIDS salgınını ‘pozitif olduğum öğrenilirse işimden, ailemden, özel hayatımdan olurum’ korkusu büyütüyor. Bu çekinceyle insanlar test yaptırmaya gitmiyor; hastalığını bilmediği için başkalarına da bulaştırıyor.”
GEÇ TEŞHİS, İLERİ SAFHADA HASTALIKLAR DEMEK
Uzmanlar, testten kaçınmanın en büyük sonuçlarından birinin, vakaların ileri safhada, bağışıklık sisteminin çökmesiyle ortaya çıkan ensefalit, kanser gibi ciddi hastalıklarla ortaya çıkması olduğunu vurguluyor. Oysa Türkiye'de tedavinin ücretsiz ve erişilebilir durumda olduğu belirtiliyor.
Prof. Dr. Tabak, hastalığın basit bir kan testi ile yakalanabileceğini ve tedavi edilebileceğini, ancak maalesef pek çok vakanın tesadüfen, bir ameliyat öncesi yapılan rutin testler sırasında ortaya çıktığını belirtti.
BİLİMSEL ÇÖZÜM: B=B PRENSİBİ VE TARAMA KRİTİK
HIV AIDS Korunma ve Eğitim Derneği (HAKED) Başkanı Prof. Dr. Serhat Ünal, HIV ile mücadelenin en kritik adımının doğru bilgi ve farkındalık olduğunu ifade etti. Prof. Ünal, bilimsel olarak kanıtlanmış bir gerçeğin altını çizdi:
“Erken dönemde başlanan tedavi ile viral yük baskılandığında HIV cinsel yolla bulaşmaz; bunu B=B (Belirlenemeyen = Bulaştırmayan) şeklinde ifade ediyoruz. Bu konudaki tek sorunumuz vakayı yakalamak.”
Prof. Ünal, HIV ile mücadelede başarıya ulaşmak için kilit gruplarda düzenli tarama yapılması, erken tanı konulması ve derhal tedaviye başlanmasının hem bireysel sağlığı koruyacağını hem de toplumdaki genel HIV yükünü azaltacağını vurguladı.




















