ABD ile İran arasında bir süredir devam eden savaş ve müzakere trafiğinde yeni bir taslak gündeme geldi. Al Arabiya’ya yansıyan bilgilere göre, taraflar arasında beklenen anlaşmanın nihai taslağında ateşkes, egemenliğe saygı, deniz yollarının açık tutulması, ortak izleme mekanizması ve yaptırımların kademeli kaldırılması gibi başlıklar yer aldı.
Taslak, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik yeni saldırı planlarını askıya aldığını açıklamasının ve Katar ile Pakistan başta olmak üzere bölgesel arabulucuların devreye girmesinin ardından gündeme geldi. Axios’un aktardığına göre Katar ve Pakistan’ın hazırladığı yeni girişim, ABD ile İran arasındaki görüş ayrılıklarını kapatmayı ve savaşı resmen bitirecek bir “niyet mektubu” üzerinden 30 günlük müzakere süreci başlatmayı hedefliyor.
TASLAKTA 9 MADDE YER ALDI
Al Arabiya’ya dayandırılan taslak iddiasına göre, anlaşmanın ilk maddesinde kara, deniz ve hava dahil tüm cephelerde “tam, derhal ve koşulsuz ateşkes” öngörülüyor.
İkinci maddede ise tarafların birbirlerinin askeri, sivil ya da ekonomik tesislerini hedef almamayı taahhüt etmesi yer alıyor.
Taslakta yer alan maddeler şöyle:
Tüm cephelerde, kara, deniz ve hava dahil, tam, derhal ve koşulsuz ateşkes ilan edilmesi.
Her iki tarafın da karşı tarafın askeri, sivil veya ekonomik tesislerini hedef almamayı taahhüt etmesi.
Tüm askeri operasyonların, faaliyetlerin ve kışkırtıcı medya savaşının durdurulması.
Ülkelerin egemenliğine, toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesi ve iç işlerine müdahale edilmemesi.
Basra Körfezi, Hürmüz Boğazı ve Umman Denizi’nde seyrüsefer serbestisinin garanti altına alınması.
Anlaşmanın uygulanmasını izlemek ve anlaşmazlıkları çözmek için ortak bir komite kurulması.
Çözülmemiş konular üzerinde en geç 7 gün içinde müzakerelerin başlatılması.
İran’ın anlaşma şartlarına uyması karşılığında ABD’nin İran’a yönelik yaptırımlarının kademeli olarak kaldırılması.
Tarafların anlaşmanın uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler Şartı’na saygı çerçevesinde olduğunu vurgulaması.
HÜRMÜZ BOĞAZI KRİTİK BAŞLIK
Taslakta Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer serbestisinin açıkça yer alması dikkat çekti. İran savaşı sürecinde Körfez ve Hürmüz hattında yaşanan gerilim, küresel enerji piyasalarını doğrudan etkileyen başlıklardan biri haline gelmişti.
ABD ve bölgesel arabulucuların, özellikle Hürmüz Boğazı’nın güvenli geçişe açılması ve İran’ın nükleer programı konusunda daha somut taahhütler vermesi üzerinde durduğu belirtiliyor.
YAPTIRIMLAR KADEMELİ KALDIRILACAK
Taslağın en kritik maddelerinden biri de yaptırımlar başlığı oldu. Buna göre İran’ın anlaşma şartlarına uyması halinde ABD’nin İran’a yönelik yaptırımları kademeli olarak kaldırması öngörülüyor.
Ancak bu başlığın nasıl bir takvime bağlanacağı, hangi yaptırımların öncelikli kaldırılacağı ve İran’ın hangi adımları atması bekleneceği henüz netleşmiş değil.
NÜKLEER BAŞLIK HÂLÂ EN ZOR KONU
Taslakta çözülmemiş konular için en geç 7 gün içinde müzakere başlatılması öngörülürken, İran’ın nükleer programı bu başlıkların en zorlusu olarak öne çıkıyor.
Reuters’a göre İran’ın dini lideri, ülkenin yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokunun yurt dışına çıkarılmaması yönünde talimat verdi. Bu tutum, Washington’ın nükleer anlaşma beklentileriyle Tahran’ın pozisyonu arasındaki en önemli gerilim başlıklarından biri olarak görülüyor.
NETANYAHU RAHATSIZ, TRUMP ANLAŞMA UMUDUNU KORUYOR
Yeni diplomatik girişim, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile Trump arasında da gerilime yol açtı. Axios’a göre Trump, Netanyahu’ya arabulucuların ABD ve İran’ın imzalayabileceği bir “niyet mektubu” üzerinde çalıştığını iletti. İsrailli kaynaklar, Netanyahu’nun bu süreçten rahatsız olduğunu ve İran’a karşı savaşın sürmesini istediğini aktardı.
Trump ise anlaşma ihtimalinin hâlâ masada olduğunu söylerken, sonuç alınamazsa askeri seçeneğin yeniden gündeme gelebileceği mesajını veriyor.
RESMİ AÇIKLAMA BEKLENİYOR
Taslak maddeler taraflar arasında anlaşmaya yaklaşıldığı yorumlarına neden olsa da, metin henüz ABD veya İran tarafından resmi nihai anlaşma olarak duyurulmadı.
Bu nedenle gözler şimdi Tahran ve Washington’dan yapılacak açıklamalara, arabulucu ülkelerin diplomasi trafiğine ve özellikle Hürmüz, yaptırımlar ve nükleer program başlıklarında tarafların nasıl bir uzlaşı zemini bulacağına çevrildi.




















