Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, İran ile devam eden savaşta kendisini yalnız bırakan Avrupalı müttefiklerine karşı kılıçları çekti. Oval Ofis'te İrlanda Başbakanı Micheál Martin'i ağırlayan Trump, basının sorularını cevaplarken NATO'ya, Avrupa liderlerine ve kendi kabinesinden istifa eden üst düzey bürokratlara yönelik çarpıcı açıklamalara imza attı.
Hürmüz Boğazı'ndan geçecek petrol tankerlerine eskortluk etmesi planlanan uluslararası koalisyona NATO'nun destek vermemesiyle ilgili soruyu yanıtlayan Trump, ittifakı ağır bir dille eleştirdi ve masaya "NATO'dan çıkış" kartını sürdü.
"NATO'DAN ÇIKMAKLA TEHDİT ETTİ: KONGRE'YE İHTİYACIM YOK"
Ortadoğu'daki diğer ülkelerden "büyük destek" aldıklarını ancak NATO'dan "neredeyse hiç destek" göremediklerini belirten ABD Başkanı, "Zaten İran'ın askeri, deniz ve hava kuvvetlerini tamamen yok ettik. Ancak NATO müttefikleri aptalca bir hata yapıyorlar. Onlara ihtiyacımız yok ama orada olmaları gerekirdi" diyerek öfkesini açıkça dile getirdi.
Sözlerini daha da sertleştirerek ABD'yi NATO'dan çıkarmakla tehdit eden Trump, yetki tartışmalarını alevlendirecek şu tarihi çıkışı yaptı: "NATO'dan ayrılabiliriz. Onlara ihtiyacımız yok. Ne zaman ayrılacağımıza ben karar veririm. Kongre'ye ihtiyacım yok!" Trump'ın, uluslararası bir antlaşmadan yasama organını (Kongre'yi) devre dışı bırakarak tek başına çekilebileceğini iddia etmesi, Washington'da anayasal bir krizin de fitilini ateşledi.
STARMER VE MACRON HEDEF TAHTASINDA
Trump'ın eleştiri oklarının hedefinde özel olarak iki Avrupalı lider vardı: İngiltere Başbakanı Keir Starmer ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron.
Starmer'ın koalisyon konusundaki tutumunu "destekleyici bulmadığını" belirten Trump, İngiltere Başbakanı'nı sadece ortada bir tehdit kalmadığında sahneye çıkmak istemekle suçladı. Trump, "Starmer, ancak biz kazandıktan ve ortada bir tehdit kalmadıktan sonra iki uçak gemisi göndermeye istekli. Bence iyi bir adam ama beni hayal kırıklığına uğrattı" dedi. Çatışmalar sona erene kadar Fransa'nın Hürmüz'deki görev gücüne katılmayacağını açıklayan Macron'a da sert çıkan Trump, Fransız liderin "yakında görevden ayrılacağını" iddia ederek tartışmanın boyutunu kişiselleştirdi.
Trump'ın bu sert sözleri üzerine araya giren İrlanda Başbakanı Micheál Martin ise gerilimi yumuşatmaya çalıştı. Avrupa ve ABD arasındaki transatlantik ilişkinin halen "çok önemli" olduğunu vurgulayan Martin, Starmer'ın "dürüst" biri olduğunu ve Başkan Trump'ın onunla iyi geçinebileceğini savundu.
"AYRILMAYA HAZIR DEĞİLİZ, ERTESİ GÜN PLANI: 10 YIL"
Savaşın gidişatına ve ABD ordusunun bölgedeki varlığına ilişkin de net mesajlar veren Trump, İran için bir "ertesi gün" (the day after) planı olup olmadığı yönündeki soruyu yanıtladı. Sahadan hemen çekilmeyeceklerini vurgulayan Başkan, "Henüz ayrılmaya hazır değiliz. Ancak yakın gelecekte, oldukça yakın bir gelecekte ayrılacağız. Eğer şimdi ayrılırsak, İran'ın yeniden toparlanması ve yapılanması 10 yıl sürecek" ifadelerini kullandı.
İSTİFA EDEN DİREKTÖRE CEVAP: "GÜVENLİKTE ÇOK ZAYIFTI"
Oval Ofis'teki basın toplantısının bir diğer sıcak gündem maddesi ise ABD Ulusal Terörle Mücadele Direktörü Joe Kent'in olaylı istifasıydı. Kent, İran'daki çatışmayı destekleyemeyeceği ve İran'ın bir tehdit olmadığını savunduğu gerekçesiyle görevinden ayrıldığını duyurmuştu.
Eski bürokratının istifa mektubunu okuduğunu belirten Trump, bu kararı memnuniyetle karşıladığını söyledi:
"Açıklamasını okudum. Onun her zaman iyi bir adam olduğunu düşünmüştüm ama güvenlik konusunda zayıf, çok zayıf olduğunu da düşünmüştüm. Onu yakından tanımıyordum... Ama açıklamasını okuyunca, İran'ın bir tehdit olmadığını söylediği için görevden ayrılmasının iyi bir şey olduğunu anladım. İran büyük bir tehditti ve her ülke İran'ın ne kadar büyük bir tehdit olduğunun farkındaydı."



















