Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik hava saldırılarıyla tırmanan bölgesel savaşa ilişkin sosyal medya (X) hesabı üzerinden kapsamlı bir açıklama yaptı. Partisinin kriz karşısındaki pozisyonunu 7 net madde ile özetleyen Özel, uluslararası hukukun hiçe sayıldığını belirterek acil diplomasi çağrısında bulundu.
"REJİMİ TASVİP ETMİYORUZ ANCAK KARAR İRAN HALKININDIR"
Bölgede savaş ve çatışma istemediklerinin altını çizen Özel, sivilleri hedef alan askeri müdahaleleri reddettiklerini belirtti. Bildirinin en dikkat çekici bölümlerinden biri, CHP'nin İran'daki mevcut yönetime bakışı ile ülkenin egemenlik hakları arasına koyduğu net çizgi oldu.
Özel, 3. maddede şu ifadeleri kullandı:
"İran’daki rejimin, baskıcı ve insan haklarını yok sayan politikalarını tasvip etmemekle birlikte, İran’ın ve bölgemizin geleceğine karar verecek olanların, sadece ve sadece burada yaşayanlar olduğunun altını çiziyoruz."
FİLİSTİN, VENEZUELA VE GRÖNLAND ÖRNEĞİ
CHP Lideri'nin açıklamasındaki en sert eleştiri ise ABD ve İsrail'in küresel stratejilerine yönelik oldu. Özel, Filistin, Venezuela ve Grönland örneklerini vererek, hedeflenenin sadece askeri bir operasyon değil, yeni bir "müdahale sistemi" kurmak olduğunu savundu:
"Filistin, Venezuela ve Grönland örneklerinde olduğu gibi, ABD ve İsrail’in, istediği her ülkeye müdahale edebileceği, kuvvet kullanarak rejim değiştirebileceği ve toprak elde edebileceği bir sistem kurmaya çalıştığını görüyoruz." Uluslararası toplumun bu duruma kayıtsız kalmasını da eleştiren Özel, devletlerin egemenlik haklarına saygılı ve hukuka dayalı bir uluslararası düzeni savunmaya devam edeceklerini vurguladı.
"İSTİKRARSIZLAŞTIRICI GİRİŞİMLERE KARŞIYIZ"
Bölgenin huzur ve güvenliğinin Türkiye için hayati öneme sahip olduğunu hatırlatan Özel, savaşı bölgeye yayacak ve geri dönülmez yıkımlara yol açacak her türlü istikrarsızlaştırıcı girişimin karşısında olduklarını ilan etti.
Açıklama, "Tarafları bir an önce saldırıları durdurmaya ve müzakere masasına dönmeye davet ediyoruz" şeklindeki itidal ve sağduyu çağrısıyla sona erdi.




















