The Guardian gazetesinde yayımlanan rapora göre, ramazan ayının başlamasıyla birlikte Mescid-i Aksa ve çevresinde tansiyon yeniden yükseldi. Gazze’de on binlerce masum sivili katleden İsrail, Ramazan ayına girmemizle birlikte Müslüman aleminin en kutsal mekanlarımdan Mescid-i Aksa’da yine gerilim tırmandırıyor. İsrail hükümetindeki aşırı sağcı isimlerin desteklediği radikal Yahudi grupların artan ihlalleri, Müslüman cemaatin kutsal alana erişimine getirilen kısıtlamalar ve din görevlilerinin tutuklanması olayların merkezinde yer alıyor. Yaşanan bu son gelişmeler, 1967 savaşının ardından kurulan ve Mescid-i Aksa yerleşkesinde yalnızca Müslümanların ibadet etmesine izin veren tarihi anlaşmanın fiilen sona erdiği şeklinde yorumlanıyor.

AŞIRI SAĞIN ETKİSİ
Müslümanlar için Harem-i Şerif, Yahudiler için ise Tapınak Dağı olarak bilinen ve 7. yüzyıla ait Kubbetü's-Sahra'yı da barındıran kutsal alandaki statüko değişikliği, bölgede büyük çatışmaları tetikleme potansiyeli taşıyor . Tarihsel verilere göre, dönemin İsrail muhalefet lideri Ariel Sharon'un 2000 yılındaki ziyareti 5 yıl süren ikinci Filistin intifadasını başlatmış; Hamas ise İsrail'in Kudüs'teki ihlallerini gerekçe göstererek Ekim 2023'te 1.200 İsraillinin ölümüne yol açan saldırısını "Aksa Tufanı" olarak adlandırmıştı.

Kudüs konusunda uzman avukat Daniel Seidemann, Mescid-i Aksa'nın bir "fünye" işlevi gördüğünü ve günlük olarak gerçekleşen ibadet ihlalleri nedeniyle statükonun çöktüğünü belirtiyor. Bu değişimin, İsrail iç güvenlik teşkilatı Şin Bet ve Kudüs polisinin aşırı sağcı liderliğe geçmesiyle hızlandığı ifade ediliyor. Sekiz ayrı suç kaydı bulunan İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in alana İsrail bayrağı asma ve sinagog inşa etme niyetini açıklaması, durumu daha da hassas bir noktaya taşıyor.

VAKIF ÇALIŞANLARINA YÖNELİK KISITLAMALAR VE YENİ İHLALLER
Ramazan ayının başlamasıyla alanı yöneten Ürdün destekli Kudüs Vakfı üzerindeki idari ve güvenlik baskıları önemli ölçüde arttı. Vakıf yetkilileri, Şin Bet'in bu hafta beş personeli idari gözetim altına aldığını, 38 personelin alana girişini yasakladığını ve altı imamın girişini engellediğini bildirdi. Filistin yönetimindeki Kudüs Valiliği ise 25 Vakıf personelinin yasaklandığını ve dört kişinin gözaltına alındığını açıkladı. Bu kısıtlamaların, Vakfın ramazan boyunca alana gelmesi beklenen 10.000 Müslüman cemaate hizmet verme kapasitesini ciddi şekilde sekteye uğrattığı vurgulanıyor. İsrail polisinin ramazanın ilk haftasında Yahudiler ve turistler için sabah ziyaret saatlerini üçten beşe çıkarması ve çarşamba sabahı yaklaşık 400 yerleşimcinin alana girerek dua etmesi, statükonun tek taraflı olarak değiştirilmesinin son örnekleri olarak kayıtlara geçti. Uluslararası Kriz Grubu analisti Amjad Iraqi, İsrail'in Gazze ve Batı Şeria'daki eylemleri nedeniyle hissettiği dokunulmazlık duygusuyla hareket ettiğini ve uluslararası tepkileri artık eskisi kadar önemsemediğini belirtiyor.




















