Dünya diplomasisinin gözü bugün, kısa süre önce adı "Donald J. Trump ABD Barış Enstitüsü" olarak değiştirilen merkezde yapılacak kritik toplantıya çevrildi. Gazze’de kalıcı istikrarı sağlamak amacıyla yola çıkan kurulun ilk toplantısında, hem askeri güvenlik mekanizmaları hem de milyar dolarlık imar projeleri karara bağlanacak.
TRUMP’TAN "KÜRESEL BARIŞ" VİZYONU: 5 MİLYAR DOLARLIK İMAR PAKETİ
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, kurul üyesi ülkelerin taahhüt ettiği 5 milyar dolarlık bütçenin doğrudan Gazze’nin imarı için kullanılacağını ve yönetimin kurulda olacağını açıkladı. ABD Başkanı Trump ise toplantı öncesi iddialı bir mesaj vererek, bu kurulun misyonunun sadece Gazze ile sınırlı kalmayacağını, "tüm dünyada barışın hakim olacağı" bir sürecin başlangıcı olduğunu savundu.
TÜRKİYE’NİN AJANDASI: GARANTÖRLÜK VE BATI ŞERİA VURGUSU
Kurucu üyeler arasında yer alan ve Gazze Yürütme Kurulu’nda temsil edilen Türkiye, zirveye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile katılıyor. Fidan’ın Washington’daki hitabında şu başlıkların öne çıkması bekleniyor:
İsrail’in ateşkes ihlallerine son vermesi ve yardımların kesintisiz ulaştırılması.
Türkiye’nin, Filistin halkının güvenliğini temin edecek uluslararası izleme ve garantörlük mekanizmalarında yer alma iradesi.
Yerleşimci şiddetine karşı acil hareket planı ve iki devletli çözüm perspektifinin teyidi.
KATILIMCI PROFİLİ VE FARKLI SESLER
Zirveye, tüzüğe imza atan 20 ülkenin üst düzey katılımı öngörülüyor. İsrail’i Dışişleri Bakanı Gideon Saar temsil ederken, bölgeye asker göndermeye hazırlanan Endonezya, Devlet Başkanı düzeyinde Washington’da bulunuyor.
Vatikan, "krizlerin çözüm adresi Birleşmiş Milletler’dir" diyerek kurula katılmayacağını duyurdu.
Gelişmeleri izleyen Hamas, kurul üyelerini İsrail üzerinde gerçek bir baskı kurmaya davet etti.
Siyasi analistler, Trump’ın kurulda veto hakkına sahip olmasının, ülkeler arasındaki eşitlik ilkesini zedeleyebileceği uyarısında bulunuyor.



















