Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda iç ve dış politikaya dair açıklamalarda bulundu. Konuşmasında "Umut Hakkı", ekonomik kriz, deprem bölgesindeki aksaklıklar ve bölgesel çatışma riskleri gibi pek çok başlığa değinen Hatimoğulları, çözüm süreçleri için somut adımlar atılması çağrısında bulundu.
"UMUT HAKKI" VE HUKUKİ ZEMİN VURGUSU
Hatimoğulları, Türkiye’deki demokratikleşme ve barış süreci tartışmaları kapsamında "Umut Hakkı" konusunun altını çizdi. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan siyasi tutsaklar için bu hakkın tanınmasının yasal bir zorunluluk olduğunu belirten Hatimoğulları, şu ifadeleri kullandı:
"Umut Hakkı, sayın Abdullah Öcalan dahil ağırlaştırılmış müebbet rejimindeki siyasi tutsaklar için tanınmazsa hukuki zemin eksik kalır. Ayrıca şu bilinmelidir ki; bu sürecin en önemli aktörü sayın Abdullah Öcalan'dır ve buna göre hareket edilmelidir."
Hatimoğulları ayrıca, Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ, Osman Kavala, Can Atalay ve Kobani Davası tutukluları ile "Kent Uzlaşısı" çerçevesinde tutuklanan belediye başkanlarının serbest bırakılmamasının, barışın sağlam bir zemine oturmasını engellediğini savundu.
EKONOMİ VE DEPREM BÖLGESİNDEKİ AKSAKLIKLAR
Ekonomi yönetimine yönelik eleştirilerde bulunan Hatimoğulları, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in "programın son aşamasındayız" açıklamalarını gerçekçi bulmadığını ifade etti. Enflasyon ve işsizliğin vatandaşın yaşamını "harap ettiğini" söyleyen Eş Genel Başkan, halkın ekonomi yönetimine güveninin %10 seviyelerine gerilediğini iddia etti.
6 Şubat depremlerinin etkilediği bölgelere dair de konuşan Hatimoğulları, depremzedelere konutların ücretsiz verilmesi gerektiğini ve elektrik kesintilerinin acilen sonlandırılması gerektiğini vurguladı.
ESP OPERASYONU VE EPSTEİN DOSYALARI ÜZERİNE ELEŞTİRİLER
Ezilenlerin Sosyalist Partisi'ne (ESP) yönelik gerçekleştirilen operasyonda 96 kişinin gözaltına alınmasını "siyasi operasyon" olarak nitelendiren Hatimoğulları, ESP Genel Başkanı Murat Çepni ve diğer 77 kişinin tutuklanmasının hukuksuz olduğunu belirtti. Dosyalarda Suruç anmaları ve "Komünist Manifesto" kitabının suç unsuru olarak yer almasını eleştirerek tutukluların serbest bırakılmasını talep etti.
Ayrıca küresel gündemi sarsan Epstein dosyaları hakkında da konuşan Hatimoğulları, bu dosyaların kapitalist sistemin "kokuşmuşluğunu" ve cinsel istismar, iktidar ile istihbarat ağlarının nasıl iç içe geçtiğini gösteren sistematik bir kanıt olduğunu dile getirdi.
BÖLGESEL RİSKLER: İRAN TUFANI VE SURİYE MUTABAKATI
Dış politikada Ortadoğu’daki hareketliliğe dikkat çeken Hatimoğulları, İran’daki baskıcı politikaların dış müdahalelere kapı araladığını belirterek, "İran yönünden bir tufan yaklaşıyor ve bu durum tüm dünyayı sarsabilir" uyarısında bulundu.
Suriye’deki gelişmelere de değinen Hatimoğulları, SDG ve Şam yönetimi arasında 30 Ocak’ta imzalanan mutabakatın hayati önemde olduğunu söyledi. Türkiye’nin bu mutabakatı sabote etmek yerine, hem kendi hem de komşusunun geleceği için azami destek vermesi gerektiğini kaydetti.
MİLLİ DAYANIŞMA RAPORU VE SONUÇ
Türkiye'deki barış arayışları kapsamında "Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu"nun ortak rapor yazım sürecinde sona yaklaştığını belirten Hatimoğulları, bu raporun sadece temenni içermemesi gerektiğini, barışı mümkün kılacak gerçekçi bir siyasi ve hukuki çerçeveyi ortaya koyması gerektiğini belirterek konuşmasını tamamladı.
Hatimoğulları, partisinin TBMM Grup Toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Hatimoğulları, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın Irak konusunda yaptığı açıklamada, "Suriye'ye bakıp ders çıkarmalılar. Suriye ayağı bittikten sonra Irak ayağı da var" şeklindeki açıklamasına ilişkin değerlendirmesinin sorulmasının ardından şu ifadeleri kullandı:
"Tabii bu sürecin ilerlemesinde sıklıkla başta Hakan Fidan olmak üzere hükümet yetkililerinden yapılan açıklamalarda sürekli Suriye'nin beklendiği ifade edildi. Biraz önce grupta da ifade ettiğimiz gibi Suriye'de atılan adımlar ve 30 Ocak Mutabakatı'nın hayata geçmesiyle beraber süreç çok ciddi bir biçimde hafifledi.
Biz hafiflemiş olan bu süreçte yol alınması gerektiğini düşünüyoruz. Bu haftadan itibaren Türkiye'nin temel gündemi ve temel konusunun komisyonun çalışmaları ve yeni atılacak somut adımların olmasını beklerken Sayın Hakan Fidan'ın yapmış olduğu bu açıklamayı son derece talihsiz buluyoruz. Adeta haritadan bakarcasına yeni arızalar nasıl yaratılabilir, yeni yokuşlar nasıl üretilebilir diye bakılıyor. Yaptığı bu açıklamayı bu sürecin ruhuna uygun olarak görmüyoruz. Biz bölgesel düzeyde barışın ilerlemesi için daha yapıcı adımların atılmasını beklemekteyiz."
"DEM Parti İmralı Heyeti, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmek için randevu talebinde bulunuldu mu? Netleşen bir tarih var mı?" sorusuna Hatimoğulları, "Heyetimizin programında Sayın Cumhurbaşkanı'yla görüşme var fakat bunun ne zaman gerçekleşeceğine dair henüz bir bilgimiz yok. Bununla ilgili bir gelişme oldukça Heyetimiz ve parti sözcülerimiz bunları sizlerle paylaşacaklar. Resmi talepte henüz bulunulmadı ama bir görüşme talebinin olduğu zaten herkesçe biliniyor. Basın da bunu defalarca yazdı. Bu gerçekleştiği zaman sizlerle tarihini paylaşacağız" yanıtın verdi.




















