Otomotiv güvenlik sistemleri üreticisi Autoliv, Türkiye’deki üretim faaliyetlerini 2028’in ilk yarısına kadar kademeli olarak sonlandırma kararı aldı. Kararın yaklaşık 2 bin 200 çalışanı etkilemesi beklenirken, Renault Türkiye eski CEO’su Hakan Doğu, gelişmeyi Türk sanayisinin rekabet gücü üzerinden değerlendirdi.
Otomotiv güvenlik sistemleri alanında faaliyet gösteren İsveç merkezli Autoliv, Türkiye’deki üretim operasyonlarını kademeli olarak durdurma kararı aldı. Şirketten yapılan açıklamaya göre, direksiyon simidi, hava yastığı ve emniyet kemeri üretimini de kapsayan Türkiye operasyonlarında üretim 2028’in ilk yarısına kadar sonlandırılacak. Kararın yaklaşık 2 bin 200 çalışanı etkilemesi bekleniyor.
Autoliv, kararın EMEA bölgesindeki üretim kapasitesinin gelecekteki talebe göre yeniden düzenlenmesi kapsamında alındığını bildirdi. Şirket, Türkiye’deki üretimin EMEA bölgesindeki diğer tesislere kaydırılacağını, buna karşın Türkiye’de müşteriyle temas eden operasyonların sürdürüleceğini açıkladı.
HAKAN DOĞU: TÜRK SANAYİSİ KAN KAYBEDİYOR
Gelişmeye ilişkin değerlendirmede bulunan Renault Türkiye eski CEO’su Hakan Doğu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda kararın Türk sanayisi açısından dikkatle okunması gerektiğini belirtti.
Doğu, Autoliv’in 1993’te Türkiye’ye girdiğini ve 33 yılın ardından üretim faaliyetlerini sonlandırma kararı aldığını hatırlattı. Şirketin 2023 yılında 146 milyon dolarlık ihracat yaptığını belirten Doğu, Autoliv Türkiye’nin grup içinde önemli bir konuma sahip olduğunu ifade etti.
Doğu, paylaşımında şu değerlendirmeyi yaptı:
“Türk sanayisi tarihte görülmedik şekilde kan kaybediyor. Artık bırak rekabetçiliği, pahalıyız.”
Doğu, Türkiye’de üretim maliyetleri, kur politikası ve sanayinin rekabet gücü tartışmalarına dikkat çekerek, sanayi şirketlerinin yüksek katma değer üretmesi gerektiğini savunan ekonomistlere de sert ifadelerle tepki gösterdi.
ÜRETİM DİĞER TESİSLERE KAYACAK
Autoliv’in açıklamasında, küresel otomotiv sektöründe yapısal bir dönüşüm yaşandığı ve şirketin üretim ayak izini uzun vadeli rekabetçilik hedefi doğrultusunda gözden geçirdiği belirtildi. Şirket, Türkiye’deki üretimin kapatılmasına ilişkin toplam vergi öncesi maliyetin yaklaşık 142 milyon dolar olacağını öngörüyor. Bunun 129 milyon dolarlık bölümünün ağırlıklı olarak kıdem tazminatı ve çalışan elde tutma maliyetlerinden oluşacağı bildirildi.
Autoliv EMEA Başkanı Magnus Jarlegren, açıklamasında kararın etkilenen çalışanlar açısından zor olduğunu belirterek sürecin şeffaf ve saygılı biçimde yürütüleceğini ifade etti.
BOSCH BURSA ÖRNEĞİNİ DE HATIRLATMIŞTI
Hakan Doğu, geçtiğimiz günlerde Bosch’un Bursa’daki tesisine ilişkin tartışmalarda da benzer bir sanayi uyarısında bulunmuştu. Karar’ın haberleştirdiği değerlendirmesinde Doğu, Bosch Bursa fabrikasının uzun yıllar şirketin en önemli üretim merkezlerinden biri olduğunu, özellikle dizel enjektör üretiminde küresel ölçekte güçlü bir konuma sahip bulunduğunu belirtmişti.
Doğu, Bosch Bursa için “Hayatımda gezdiğim en mükemmel 4-5 fabrikadan biridir” değerlendirmesini yapmış; ancak dizel teknolojisindeki gerileme, elektrikli araç dönüşümü, küresel üretim stratejileri ve Türkiye’de maliyetlerin rekabetçilik üzerindeki etkisi nedeniyle fabrikanın eski gücünden uzaklaştığını savunmuştu.
Autoliv’in Türkiye’de üretimi sonlandırma kararı, otomotiv yan sanayisinde maliyet, kur politikası, üretim kapasitesi ve ihracat rekabetçiliği tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.



















