Enerji piyasasının yol haritası, Antalya’da düzenlenen dev zirvede masaya yatırıldı. EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz, enerji arz güvenliğinden karbon piyasalarına kadar geniş bir yelpazede önemli mesajlar verdi. Yılmaz’ın açıklamalarında, enerji fiyatlandırmasının sadece üretim maliyeti değil, "dağıtım ve altyapı" güvenliği boyutu ön plana çıktı.
ŞEBEKE GÜVENLİĞİ İÇİN %25’LİK DÜZENLEME
Nisan ayında yapılan fiyat artışının nedenlerine açıklık getiren Yılmaz, dağıtım sektörünün trafolardan arıza müdahalelerine kadar geniş bir sahayı kapsadığını hatırlattı. Üretim ayağındaki gibi doğrudan bir sübvansiyonun dağıtım tarafında bulunmadığını belirten Yılmaz, şu ifadeleri kullandı:
"Nisan ayındaki %25’lik düzenlemenin önemli bölümü, dağıtım şebekesinin sürdürülebilirliği, hizmet kalitesinin korunması ve yatırımların devam edebilmesi amacıyla dağıtım tarifesine yansıtılmıştır."
YATIRIMCIYA "HIZ" MUHTIRASI: 33 BİN MW TAKİPTE
Ekonomim'in haberine göre, depolamalı enerji yatırımları ve lisans süreçlerinde tavizsiz bir tutum sergileyeceklerini vurgulayan Yılmaz, projeleri ağırdan alan yatırımcıların yarış dışı kalacağını söyledi. Yılmaz, bu kapsamda yapılan tasfiyeleri rakamlarla açıkladı:
Lisans İptalleri: Depolamalı RES-GES’lerde 736 MW gücünde 19 önlisans, termik kaynaklı 45 proje (2460 MW) ve 29 şarj ağı işletmeci lisansı iptal edildi.
Yatırım Takibi: "Bizimle koşanın elinden tutarız, geride kalansa yarış dışı kalır" diyen Yılmaz, Türkiye'nin enerji hedeflerini aksatan her projenin iptal edileceğini vurguladı.
KARBON PİYASALARI: 8 TRİLYON DOLARLIK VİZYON
Avrupa Birliği ve küresel ölçekteki karbon piyasalarının büyüklüğüne dikkat çeken Yılmaz, Türkiye’nin Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) hazırlıklarında proaktif bir rol oynayacağını belirtti. Karbon piyasalarının gelecek 10 yılda 8 trilyon dolarlık bir büyüklüğe ulaşabileceğini hatırlatan Yılmaz, EPİAŞ ve EPDK iş birliğiyle yeşil dönüşümün şeffaf ve rekabetçi bir zeminde finanse edileceğini kaydetti.
YENİ DÖNEM: "GENEL DESTEK DEĞİL, SOSYAL POLİTİKA"
Elektrik ve doğalgazda "kademeli fiyatlama" mekanizmasına dair de konuşan Yılmaz, sübvansiyon anlayışının kabuk değiştirdiğini ifade etti. Artık genel bir destek yerine, ihtiyacı olan kesimlere yönelik "hedefli bir sosyal politika" aracına geçiş yapıldığını, tüm düzenleyici yaklaşımın bu eksende şekillendiğini belirtti.




















