Türkiye'nin yıllardır en çok konuştuğu kayıp vakalarından biri olan Gülistan Doku olayında, soruşturmanın seyrini tamamen değiştirecek iddialar ortaya atıldı. AK Parti Eski Gaziantep Milletvekili Şamil Tayyar, sosyal medya hesabı X (eski adıyla Twitter) üzerinden yaptığı paylaşımla, gizlilik kararı bulunan soruşturma dosyasının perde arkasını araladı.
Ailenin ve avukatların dosyadan bilgiler paylaşması üzerine bu açıklamayı yapmaya karar verdiğini belirten Tayyar, olayın sıradan bir kayıp vakası olmaktan çıkıp, üst düzey bürokratların da adının karıştığı organize bir cinayet ve delil karartma soruşturmasına dönüştüğünü öne sürdü.
ESKİ SEVGİLİ DEĞİL, VALİNİN OĞLU BAŞ ŞÜPHELİ
Tayyar'ın paylaştığı bilgilere göre soruşturma artık 'kayıp vaka' olarak değil, doğrudan 'cinayet şüphesiyle' yürütülüyor. Kamuoyunda bugüne kadar baş şüpheli olarak bilinen Gülistan'ın eski sevgilisi Zeynel Abakarov'un aksine, cinayetin dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel tarafından işlendiği üzerinde duruluyor. Olay sırasında Gülistan ile Zeynel'in sevgili olmadıkları ve ayrıldıkları da vurgulandı.
GİZLİ TANIK 'ŞUBAT': "TECAVÜZ ETTİ, HAMİLE BIRAKTI"
Dosyaya giren "Şubat" kod adlı gizli tanığın ifadeleri ise olayın vahametini gözler önüne seriyor. Tayyar'ın aktardığına göre gizli tanık; gençler arasında düzenlenen uyuşturucu partilerinden birinde M. Türkay Sonel'in Gülistan'a tecavüz ettiğini ve genç kızı hamile bıraktığını iddia etti.
İddiaya göre Gülistan, kaybolmadan bir gün önce çalıştığı kafede Sonel tarafından tehdit edildi. Bu tehdidin ardından korkuya kapılan genç kız, eski sevgilisi Zeynel Abakarov ile irtibat kurarak durumu anlattı.
MASAK RAPORUYLA ÇIKAN SKANDAL
Şamil Tayyar'ın açıklamalarındaki en çarpıcı bölümlerden biri de iddia edilen cinayet sonrası yürütülen "delil karartma" operasyonu oldu. İddiaya göre, kayıp olayından hemen sonra dönemin valisinin koruması Şükrü Eroğlu devreye girdi ve deliller yok edildi.
MASAK (Mali Suçları Araştırma Kurulu) raporlarına yansıyan bilgilere göre; Gülistan’ın sim kartını kaybolduktan sonra cihazına takan ve içindeki bilgileri sildiği saptanan o dönem Ankara’da görevli polis memuru Gökhan Ertok’un hesabına, valinin koruması Eroğlu tarafından 5'er bin liradan toplam 10 bin lira para yatırıldı.
HTS KAYITLARI: SİM KART TAKILDIĞI SABAH YOĞUN TRAFİK
HTS kayıtları da para trafiğini ve delil karartma şüphesini destekler nitelikte. Polis memuru Gökhan Ertok’un 10 Ocak 2020’den itibaren Vali Tuncay Sonel ve koruması Şükrü Eroğlu ile sık sık görüştüğü tespit edildi. Dahası, Ertok'un Gülistan’a ait sim kartı cihazına taktığı 18 Ocak 2020 sabahı saat 06.27’den hemen sonra, saat 09.30 civarında Vali Sonel ve korumasıyla görüşme yaptığı belirlendi. Soruşturmadaki "kısıtlılık (gizlilik)" kararının da bu tespitlerin ardından alındığı ifade edildi.
HASTANE VE KAMERA KAYITLARI SİLİNDİ
Delil karartma iddiaları sim kartla sınırlı kalmadı. Tayyar'ın iddiasına göre, hamile olduğu düşünülen Gülistan’ın kaybolmadan kısa süre önce (Tayyar'ın paylaşımında 31 Ocak 2019 olarak belirtilse de bağlam gereği kayıptan 6 gün önce olduğu vurgulanıyor) gittiği hastane kayıtları silindi. Aynı şekilde olayı aydınlatabilecek kritik noktalardaki kamera kayıtlarının dosyaya eklenmediği veya silindiği, dosyaya sadece 5 Ocak 2020 saat 11.00 ile 19.00 arasındaki kayıtların konulduğu ortaya çıktı.
12 BÖLGEDE CESET ARANDI, ESKİ VALİ İFADEYE ÇAĞRILABİLİR
Soruşturmanın güncel durumuna da değinen Tayyar, 9 Kasım 2025 tarihinde gelen bir ihbar maili üzerine Mehmet Hanoğlu ismine ulaşıldığını ve tüm ihbarların değerlendirildiğini belirtti. 2025 yılı içinde yeraltı görüntüleme cihazlarıyla 12 farklı bölgede ceset arandığı ancak ulaşılamadığı, şu anda olay gününe ait şehrin farklı noktalarından alınan 700 saatlik kamera kaydının incelendiği belirtildi.
Gülistan’ın kaybolduğu gece aracıyla dışarı çıkan Vali'nin oğlu M. Türkay Sonel’in şehre dönüşünde yanında olan ve şu an ABD'de bulunan Umut Altaş'ın ise en önemli tanık olduğu değerlendiriliyor.
Şamil Tayyar, gizli tanık ifadeleri, HTS kayıtları ve MASAK raporları arasındaki bu güçlü paralellik nedeniyle Dönemin Valisi Tuncay Sonel'in de ifadesine başvurulma ihtimalinin arttığını belirtti. Adalet Bakanı Akın Gürlek ve Tunceli Başsavcısı Ebru Cansu'nun büyük risk alarak iddiaların üzerine gittiğini belirten Tayyar, olayın tüm yönleriyle aydınlatılmasını temenni etti.




















